85 Metre, 197 Yıl.
Bu fotoğraf, yerden yüksek olduğu için değil;
zamandan uzak olduğu için böyle görünüyor.
Beyazıt Yangın Kulesi’ne çıkış, sayıyla ölçülen bir şey değil. Basamakları tek tek hatırlamıyorsun. Dönel merdiven, seni yukarı taşırken aynı anda yön duygunu da alıp götürüyor. Duvarlar daralıyor, ses içeri kapanıyor. Başın dönüyor. İnişi düşünmemeye çalışıyorsun.
85 metre.
Bu yükseklik, bir manzaraya ulaşmaktan çok, bir bakış biçimine çıkmak gibi. Çünkü bu kule, 19. yüzyılda inşa edildiğinde İstanbul’u seyretmek için değil; tehlikeyi fark etmek için vardı. Yangını, dumanı, yönü… Şehri sevmek için değil, kollamak için.
Ve bugün, aynı pencereden bakıyoruz.
Aşağıda vapurlar var.
Ama aceleleri yok.
Köprü uzanıyor; bağırmadan.
Camiler, minareler, çatılar… Hepsi yüzyıllardır aynı cümleyi tekrar ediyormuş gibi: Buradayız.
Bu fotoğraf, modern İstanbul’u göstermiyor aslında.
19. yüzyılın göz hizasından, bugünü tartıyor.
Dönel merdivenden çıkarken başın dönüyor.
Yukarıda şehir sakinleşiyor.
İnerken yine başın dönüyor.
Ama bu kez sebep yükseklik değil — gördüklerin.

EXIF / Teknik Bilgiler
- Gövde: Canon EOS R
- Objektif: Tamron 24–70mm f/2.8 VC
- Odak uzaklığı: 70 mm
- Diyafram: f/10
- Enstantane: 1/1000 sn
- ISO: 400
- Çekim tarihi: 27 Mart 2023 Saat: 14:03